İstiklal Marşı’nın yüz yaşına ulaÅŸması vesilesiyle Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Söke İşletme Fakültesi’nde 100. Yılında İstiklal Marşına Saygı EtkinliÄŸi düzenlendi. EtkinliÄŸe Söke Kaymakamı Soner Zeybek, İlçe Milli EÄŸitim Müdürü Åžerafettin Yapıcı, Söke Ticaret Borsası Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Ahmet Nejat SaÄŸel, Jandarma Komutanı Binbaşı Gökhan Kurgan, akademisyenler, eÄŸitimciler, STK’lar ve gençler katıldı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Türk büyükleri için saygı duruÅŸu ve İstiklal Marşının ardından Söke Kaymakamı Soner Zeybek selamla konuÅŸması gerçekleÅŸtirdi. Zeybek, konuÅŸmasında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasında gerçekleÅŸtirilen milli mücadelenin Türk Milleti için önemini belirtti. İstiklal Marşımızda Türklerin özgürlük ve bağımsızlık anlayışının vurgulandığının altını çizen Zeybek, 100. Yılında Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’u saygıyla anarak konuÅŸmasını sonlandırdı.
Sonrasında Söke İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Akkoyun’un ModeratörlüÄŸündeki etkinliÄŸe Adnan Menderes Demokrasi Müzesi Müdürü Bircan Kayacan ile AraÅŸtırmacı-Yazar Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema Televizyon Anabilim Dalı Yüksek Lisans öÄŸrencisi Abdullah Güray BaÅŸakçıoÄŸlu birer konuÅŸma ile katıldı.
Prof. Dr. Turan Akkoyun deÄŸerlendirmesinde ÅŸu hususlara temas etti: 100. yıl evvel bugün 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ayakta alkışlanarak, defalarca okunarak kabul edilmiÅŸtir. Åžiirin kürsüde okunmasından sonra yarışmada diÄŸer ÅŸiirlerin okunmasına gerek görülmemiÅŸtir.
- Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin İstiklal Marşı;
- Millî Mücadele’de zafere inancı
- Kahraman ordumuzun yürekliliÄŸi, fedakarlığı, güveni
- Türk milletinin bağımsızlığa, Hakk’a, yurda, inancına baÄŸlılığını
- Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in giriÅŸimiyle hazırlanır.
- “Kahraman Ordumuza” ithaf edilir.
- Yarışmanın ödülü Mehmet Akif tarafından fakir kadın ve çocuklarına meslek öÄŸreterek yoksulluklarına son vermek amacıyla kurulan Darülmesai’ye bağışlanır.
- Åžairin bütün eserlerini topladığı Safahat’a dahil edilmemiÅŸ, Türk milletine ait olduÄŸu belirtilmiÅŸtir.
MarÅŸ doÄŸrudan Türk Milletine seslenmektedir: “Korkma!” diye baÅŸlamaktadır.
Milletini kendiyle bütünleÅŸtirerek haykırmaktadır: “Ben, ezelden beridir hür yaÅŸadım, hür yaÅŸarım” Böylelikle Malazgirt’ten Viyana Kongresine uzanan süreçte hazırlanan Sevr ütopyasına reel bir cevap niteliÄŸi taşımaktadır.
Al sancak “O benimdir, o benim milletimindir ancak”
MarÅŸ bayraÄŸa seslenmektedir: “Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal”
Avrupa’ya meydan okumaktadır: “Ulusun korkma! Nasıl böyle bir imanı boÄŸar, ‘Medeniyet’ dediÄŸin tek diÅŸi kalmış canavar?”
Türk askerine hitap etmektedir: “ArkadaÅŸ! Yurdumu alçakları uÄŸratma sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.”
“Sen, ÅŸehit oÄŸlusun, incitme, yazıktır, atanı:”
“Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”
Åžehitlerimizle de karşılaşıyoruz: “Åžüheda fışkıracak toprağı sıksan, ÅŸüheda!”
Allah’a hitap etmektedir: “Ruhumun senden, ilahi, ÅŸudur ancak emeli:
DeÄŸmesin mabedimin göÄŸsüne namahrem eli;
Bu ezanlar –ki ÅŸehadetleri dinin temeli-
Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.”
MarÅŸ zaferin müjdesini vererek tamamlanmaktadır:
“Dalgalan sen de ÅŸafaklar gibi ey ÅŸanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaÅŸamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal.
Adnan Menderes Demokrasi Müzesi Müdürü Doktorant Bircan Kayacan “Mehmet Akif’in İzinde” baÅŸlıklı konuÅŸmasında ÅŸu hususlara iÅŸaret etti: “Mehmet Akif’i bu millet için İstiklal Marşı yazabilecek tek ÅŸair kılan sır onun hayatında gizlidir. Mondros AteÅŸkesi ile baÅŸlayan İzmir ve İstanbul’un iÅŸgali ile devam eden süreçte kurulan Büyük Millet Meclisi iki farklı cephede birden mücadele ediyordu. Bu cephelerden biri iÅŸgal kuvvetlerine karşıydı diÄŸeri ise Milli Mücadeleyi engellemeye milletin istiklal aÅŸkını baltalamaya çalışanlara karşıydı. Gazi Mustafa Kemal hareketin manevi cephesini güçlendirmek için Mehmet Akif’i Ankara’ya davet ederken Sebilü’r-ReÅŸad Dergisi’nin de Ankara’da yayınlanmasını istiyordu. Kimi zaman heyetle kimi zaman da tek başına koltuÄŸunun altında Sebilü’r-ReÅŸad olduÄŸu halde ÅŸehir ÅŸehir dolaÅŸarak Sevr’i anlatmış halkı milli mücadeleye katılmaya çağırmıştı. İstiklal Marşı için yarışmanın ilan edildiÄŸi günlerde Akif Kastamonu’da davasını millete anlatmakla meÅŸguldü. Meclise gelen yedi yüzü aÅŸkın ÅŸiirden hiçbiri beÄŸenilmeyince yakın arkadaşı Hasan Basri Çantay araya giriyor ve Hamdullah Suphi Bey’in özel ricasıyla Akif marşı yazmayı kabul ediyor. Bu amaçla Taceddin Dergahı’na kapanan ÅŸair dünyadan iliÅŸkisini keserek sabırsızlıkla beklenen ÅŸiirini on gün içinde bitirir. İstiklal Marşı 12 Mart 1921’de her mısrası alkışlarla kesilerek, coÅŸkuyla gözyaÅŸları içerinde kabul edilmiÅŸtir. O gün Akif’in yazdığı marşı en ön sırada ayakta alkışlayarak dinleyenlerden biri de Gazi Mustafa Kemal’dir. İstiklal Marşının kabulünden sonra Gazi marşın önemini ÅŸu sözlerle anlatır. “İstiklal Marşında davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beÄŸendiÄŸim yeri ÅŸu mısralardır. Hakkıdır hür yaÅŸamış bayrağımın Hürriyet Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediÄŸim mısralar iÅŸte bunlardır” der. Akif yaÅŸayışıyla, duruÅŸuyla ortaya koyduÄŸu mücadelesiyle İstiklal ÅŸairi sıfatını ziyadesiyle hak etmiÅŸ bir insandır. Hayatını, sözlerini milli hakikat ilkesi üzerine bina etmiÅŸ bir ahlak abidesi olan Akif, İslam dünyasına veya diÄŸer ülkelere bakarken merkeze daima Türkiye’yi İstanbul’u koymuÅŸtur. Ona göre umudun, kurtuluÅŸun, diriliÅŸin ruhunun kaynağı burasıdır. Yani Anadolu’dur. Hepsinden önemlisi Akif, vatanını imanla sevmiÅŸ bir gönül insanıdır.”
Genç AraÅŸtırmacı Abdullah Güray BaÅŸakçıoÄŸlu “İstiklal Marşımızın Medya DeÄŸeri” baÅŸlıklı konuÅŸmasında, İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy hakkında ÅŸu ana kadar yürütülen film ve dizi projelerini deÄŸerlendirip, bundan sonrasına dair önerilerde bulunmuÅŸtur. Medya ve iletiÅŸim araçlarının duyguları harekete geçirmedeki ve toplumu bilgilendirmedeki rolleri göz önünde bulundurulduÄŸunda, toplum nazarında önemi yadsınamaz bir unsur olan İstiklal Marşımızın temsiliyetinin genç nesillere etkili bir ÅŸekilde aktarımında ne denli önemli olduÄŸu bilinmektedir. Bu müstesna deÄŸerlerin temsillerinin ve anlatımlarının medya baÄŸlamında yoÄŸunlaÅŸtırılması, daha çok desteklenmesi ve kitleleri eÄŸitme görevinde bir araç olarak kullanılması bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Program Moderatörün Türk milletinin deÄŸerleri, akademik faaliyetler hususunda yeni etkinliklerde buluÅŸma temennisiyle sona erdi.